Kara Yolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği

Türkiye’de eşya veya yolcu taşıma hizmetleri, genellikle kara yoluyla sağlanmaktadır. 2003 yılı itibariyle yurt içi eşya taşımacılığının %92’si, yolcu taşımacılığının ise %96’sı kara yoluyla gerçekleştirilmiştir. Buna karşılık, uluslararası eşya taşımalarında bu oranın, ihraç taşımalarında %16,3 (Avrupa’ya %77,6), ithal taşımalarında ise %6,4 (Avrupa’dan %76,3)’lerde kaldığı görülmektedir. Aynı dönemde Türkiye’de yolcu taşıma işiyle uğraşan işletmelerin sayısı 567 (bunların 155’i uluslararası yolcu taşımacılığıyla uğraşmakta olup, 79 adedi uluslararası düzenli hatta sahiptir), uluslararası eşya taşımacılığını meslek edinenler ise 996 adettir. Karayollarımızda toplam koltuk sayısı 402.506 olan 9.527 adet otobüs (bunların toplam 73.852 adet koltuk kapasiteli 1521’i uluslararası çalışmaktadır) ve toplam eşya taşıma kapasitesi 1.314.637 ton olan 30.265 çekici, 34.245 yarı römork, 2.268 römork, 12.163 tanker ve 13.412 kamyon dolaşmaktadır. Bütün bu veriler, Türk ekonomisi bakımından kara yolu taşımacılığının ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, Türkiye, 19.07.2003 tarihine kadar kara yolu taşımacılığının özellikle idarî boyutunu düzenleyen genel bir kanunu Meclisten çıkartamamıştır. Taşıma hizmetleri hakkındaki düzenlemelerin çoğunluğu yönetmelik ve genelge düzeyinde kalmıştır. Mevzuatımızdaki bu yetersizliği, Türkiye’nin kara yolu taşımacılığı hakkında milli bir politikaya sahip olmayışına dayandırmak mümkündür. Taşımacılık alanında rol oynayan çeşitli menfaat gruplarının, bir araya gelerek müşterek menfaatlerini yansıtacak bir kanun arayışına girmemeleri de, eksikliğin bir diğer sebebi olarak gösterilebilir. Ulaştırma Bakanlığının çabaları sonucu, 10.07.2003 tarihinde 4925 sayılı Kara yolu Taşıma Kanunu, TBMM’de kabul edilmiş ve 19.07.2003 tarihinde de 25173 sayılı Resmî Gazete’de ilân edilerek yürürlüğe girmiştir. Kanun, “Başlangıç Hükümleri”, “Uluslararası Taşımalar”, “Sorumluluk ve Sigorta” ve “Çeşitli Hükümler” başlıklı 4 kısımdan ve 38 maddeden ibarettir. Ulaştırma Bakanlığınca Kanunun 34. maddesine dayanılarak hazırlanan Kara yolu Taşıma Yönetmeliği ise, 25.02.2004 tarihinde 25384 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Toplam 90 maddeden oluşan bu yönetmelikte kanunun 34. maddesinde sayılan hususlar hakkında düzenlemeye gidilmiştir. 2.1.1. Kanunun Amacı ve Uygulama Sahası Kara yolu Taşıma Kanunu’nun genel amaçları aşağıdaki gibi sıralanabilir:

Kara yolu taşımalarını ülke ekonomisinin gerektirdiği şekilde düzenlemek,

Taşımada düzeni ve güvenliği sağlamak,

Taşımacı, acente ve taşıma işleri komisyoncuları ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği ve benzeri hizmetlerin şartlarını belirlemek,  Taşıma işlerinde istihdam edilenlerin niteliklerini, haklarını ve sorumluluklarını saptamak,

Kara yolu taşımalarının, diğer taşıma sistemleri ile birlikte ve birbirlerini tamamlayıcı olarak hizmet vermesini ve mevcut imkânların daha yararlı bir şekilde kullanılmasını sağlamak. Türk Medeni Kanunu’nun 1. maddesine göre kanunlar, sözüyle ve özüyle değindiği bütün konularda uygulanacağından, Kara yolu Taşıma Kanunu’nun 1. maddesinde sayılan amaçların, bu Kanun’un özüyle değindiği hususların belirlenmesine katkıda bulunacağı şüphesizdir. Benzeri bir hükme, yönetmeliğin 1. maddesinde de rastlanmaktadır. Aralarındaki tek fark, Kanun’da sayılan amaçlardan üçüncüsündeki “benzeri hizmetler” kavramının içi doldurulmuş ve “lojistik işletmeciliği, taşıma işleri organizatörlüğü, terminal işletmeciliği, oto kiralama işletmeciliği ve dağıtıcılık” hizmetlerinin şartlarını belirlemek de yönetmeliğin amaçları içine sokulmuştur. Oysa Kanun’un 34. maddesi, çıkartılacak yönetmelikte “benzeri hizmetler” kavramına giren faaliyetleri saymak ve bunların şartlarını tespit yetkisini Ulaştırma Bakanlığı’na vermiş değildir. Söz konusu maddede Bakanlığın şartlarını belirlemeye yetkili olduğu hizmetler açıkça “taşımacılık, acente ve taşıma işleri komisyonculuğu ile nakliyat ambarı ve kargo işletmeciliği” olarak belirtilmiştir. Bakanlık,

Bir cevap yazın